YAŞAM

Bir bahar günü Kuş Cenneti Milli Parkına uğrayan ziyaretçiler göl kıyısındaki söğüt korusunda yuva yapmış yüzlerce balıkçıl, pelikan, kaşıkçı ve diğer su kuşlarını görünce şaşırırlar. Ama bu şaşırma çok sürmez gördükleri manzara etkili, ilginç ve güzeldir. Kışın bahara döndüğü bu günlerde soğuk devreleri güney ülkelerde geçirmiş olan göçmen kuşlar, küçük gruplar halinde Kuş Gölü’ne gelmeye başlarlar. İlk günler, bir taraftan bolca beslenerek göç yorgunluğunu giderirlerken, diğer taraftan da göl üzerinde keşif uçuşları yaparak yuva kurmak için uygun yuva alanları ararlar.
İlk seçtikleri yer etkin koruma sayesinde her zaman sükûnet içinde olan Kuş Cenneti Milli Parkı’dır. Üstelik eski yuvalarının çoğu yerli yerinde durmaktadır. Milli Park’ta yuvalamak için yer bulamayan kuşlar Kuş Gölü’nün bereketli beslenme ortamından ayrılmak istemedikleri için, gölün güneyindeki Kocaçay’ın söğütlüklerinde yuva yapmaya giderler. Kocaçay’daki sağlıklı söğütlükler de neredeyse Milli Park’ın işlevine kavuşmuştur.
Milli Parktaki su kuşları gelişlerinden hemen sonra yuva yapma işlemine başlarlar. İlk kuluçkaya başlayanlar, karabatak, tepeli pelikan, gri balıkçıl ve kaşıkçı kuşları olur. Bazen kendi aralarında yuva kavgaları olursa da çok sürmez. Kıştan kalma yuvalarını onardıktan sonra yuvalarına yerleşirler ve kuluçkaya yatarlar.
Bu arada ördek, kaz, sakarmeke, tepeli batağan, yeşilbaş, elmabaş patka ve su tavukları sazlık alana yerleşirler. Mart ayı sonlarında küçük akbalıkçıl, erguvani balıkçıl, çeltikçi, alacabalıkçıl, gece balıkçılları da milli parka gelmiş olurlar ve nisan ayı ortalarında kuluçkaya yatmaya başlarlar. Kuluçka dönemi soğuk ve yağışlı iklimsel koşullara göre gecikebilir.
Sazlıklarda saz bülbülü ve kamış bülbülleri de bir yandan yuva kurarken, ak mukallit, sarı asma, çulha kuşu gibi diğer ötücüler de ortalığı çınlatırlar. Mayıs ayında diğer ötücü kuşların ve üveyiklerin gelmesi ile kuluçka toplulukları tamamlanmış olur. Ağaçlarda, sazlıklarda bir faaliyet, bir harekettir gider.
Yuvalar genellikle dişi kuşlar tarafından yapılırken, erkek bireyler yuva materyalleri taşımaktadır. Onarılmış veya yapılmış yuvalara bırakılan yumurtalar üzerine çiftler nöbetleşe yatarlar. Birisi yemlenmeye çıktığı zaman, diğeri yumurtaların üzerindedir. Karnını doyuran kuş yuvasına geri döner ve nöbeti teslim alır.
Kuş Cenneti’ne erken gelmiş kuşlar, Mayıs ayının 2. yarısında yavrularını çıkarırlar. Bu anda anne ve babalar yavrularını besleme çabasındadırlar. 3-4 hafta sonra ilk uçuş denemeleri görülmeye başlar. Önceleri yuva çevresinde uçarlar Daha sonraları gölün kıyısında yemlenmeyi öğrenirler.
Temmuz ayı sonlarında kuluçka yapmış kuşlar yavruları ile yuvaları terk ederek Kuş Gölü’ne dağılırlar ve yavaş yavaş güneydeki kışlama alanlarına doğru göçlerine başlarlar. Bu sırada göl suları çekilmiş olur. Bu nemli topraklar üzerinde boylu otlar ve çiçekler yetişir, sazlar büyür. Ötücü kuşlar ve su kuşları güneye doğru uçarken, kışlayan türler de bir bir Kuş Gölü’ne gelmeye başlarlar.

KUŞ TÜRLERİ:

Milli parkın en baskın su kuşu türü karabataklardır ve yaklaşık 2000 çift civarında üremekte olup, gri balıkçıl, gece balıkçılı, küçük akbalıkçıl, alacabalıkçıl, kaşıkçı ve çeltikçi türleri de gözlenen diğer baskın türlerdir.
Kuş Gölü’nde 2000’lik gruplar halinde gözlenen ak pelikanlar da göç döneminde bölgenin en önemli konuklarıdır ve çoğunlukla Kuş Cenneti’nin batı kıyılarında dinlenirler. İlkbaharda, suların yükselerek ağaç gövdelerinin su içinde kalması; ağaçlarda yuva yapan kuşların insanlardan ve yırtıcı hayvanlardan uzakta, güven içerisinde kuluçka yapmalarına olanak sağlamaktadır.
Bu özelliği nedeniyle yaklaşık yarım km2 lik küçük bir alanda her yıl düzenli olarak 3000-4000 çift arasında kuş kuluçkaya yatmaktadır. Kuluçka döneminde Milli Parktaki kuş sayısı yavruları ile birlikte 15-20.000 ‘e ulaşmaktadır.
Göl, nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatağın ülkemizdeki önemli üreme alanlarındandır. Doğal olarak yerde kuluçkaya yatan tepeli pelikanlar, ilk kez 1968 yılında Milli Parkın batı kesiminde söğüt ağaçları üzerinde insan eli ile hazırlanan platformlar üzerindeki yuvalara gelerek yerleşmişlerdir. Milli Park görevlileri tarafından onarılan ve bakımı yapılan bu platformlarda her yıl 35-40 çift tepeli pelikan kuluçkaya yatmaktadır. Tepeli pelikan ve yine nesli tehlikede olan türlerden dikkuyruk ördek gölde düzenli olarak kışlayan kuş türlerindendir.
Kış mevsiminin sonlarında Kuş Gölü’nün suları yükselmeye başlar ve yaz aylarında terk ettiği alanları, yeniden hafif bulanık sularıyla kaplar. Gölün kuzey doğu kıyısındaki söğüt ağaçları, sazlıklar, otluklar su içinde kalır. Gölün bu ritmik su döngüsü, milli park alanındaki canlıların ve yaşam alanlarının varoluş sebebidir.
Kuş Cenneti gölün balıkları için de elverişli yumurta bırakma alanıdır. İlkbaharda sazlıkları çevreleyen sular balıkların hareketi ile dalgalanır. Kuş gübreleri ile gelişen bitkilerin yarattığı ortam, balıkların yumurta bırakmasına ve yumurtadan çıkan yavruların beslenmelerine uygundur.

Gölün planktonlar ve dip canlıları bakımından zengin oluşu,gerek çeşitlilik ve gerekse yoğunluk bakımından çok yüksek düzeyde yaban hayatının barınmasına olanak sağlamaktadır. Gölde 266 türü aşkın kuş ile 23 balık türünün bulunması bunun en iyi göstergesidir.

Alanda önemli sayıda üreyen kuş türleri:

Tepeli pelikan (Pelecanus crispus), Karabatak (Phalacrocorax carbo), küçük karabatak (Phalacrocorax pygmeus), Gece Balıkçılı (Nycticorax nycticorax), Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides), Gri balıkçıl (Ardea cinerea), Küçük ak balıkçıl (Egretta garzetta), Çeltikçi (Plegadis falcinellus), Kaşıkçı (Platalea leucorodia), Bıyıklı sumru (Sterna hybridus), Tepeli batağan (Podiceps cristatus).
Manyas (Kuş) Gölü ve çevresinde kayda değer sayıda üreyen diğer kuş türleri ise sakarmeke (Fulica atra), çıkrıkçın (Anas querquedula), büyük kamışçın (Acrocephalus arundinaceus), kızıl sırtlı örümcekkuşu (Lanius collurio) ve karabaşlı kirazkuşu (Emberriza melanocephala)‘dur. Tepeli pelikan ve dikkuyruk ördek gölde düzenli olarak kışlamaktadır. Göç sırasında ak pelikanlar genellikle gölde konaklarlar. 1960’ların sonunda yapılan kış sayımında 60.000’e yakın su kuşu belirlenmiş olmasına karşın, güncel sayımlarda az sayıda su kuşu görülmüştür.

BALIKLAR:

Manyas gölünde yapılan araştırmalar sonucunda 23 balık türü tespit edilmiştir. Gölde bulunan balık türlerinin önemli bir kısmı ticari değer taşımamasına rağmen, göldeki ekolojik ilişkiler yönünden büyük önem taşımaktadır. Gölde tespit edilen türlerin bazıları sazan (Cyprinus carpio), yayın (Silurus glanis), turna (Esox lucius), tatlısu kefali (Leuciscus cephalus), filise (Caspiolasa maeotica), gümüş (Alburnus alburnus), havuz balığı (Carassius carassius), tatlısu kolyosu (Chalcalburnus chalcoides), kayabalığı (cobitis sp.) ve kızılkanat (Scardinius erytrophthalmus)’dur.

SÜRÜNGENLER VE ÇİFT YAŞAMLILAR:

Göl ve çevresi sürüngenler ve çift yaşamlılar bakımından oldukça zengindir. Yapılan araştırmalarda göl ve yakın çevresinde 4 tür semender (salamandra salamandra, Triturus vittatus, Triturus vulgaris, Triturus crisiatus); 6 tür kurbağa (Hyla arborea, Bufo viridis, Bufo bufo, Pelabates syriacus, Rana ridibunda, Rana macronelis); 4 tür yılan (Coluber caspius, Natrix natrix, Natrix tessellata, Ophisarus apodus); 2 tür kertenkele (Ablepharus kitaibeli, Lacerta sp.) ve 2 türkaplumbağa (Emys orbicular, Testudo graeca)’nın bulunduğu kaydedilmiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s